23.02.2018

昨日(きのう)は 素晴(すば)らしい驚(おどろ)きをもらいました。 
(あね)は 贈(おく)り物(もの)を送(おく)った。 
(ほん) !!! 
(うれ)しい。

11.02.2018

Ocak ayını 5 kitapla tamamladıktan sonra Şubatı yavaşlayarak yarıladım. Şu an Huzur'u okuyorum ve önceden başlayıp bir kenarda unuttuğum bir kitap elime geçti onu bitirmeye gayret ediyordum. Ablam bugün 4 kitap almış, birini bitirdim: Yaşlı Adam ve Deniz İhtiyar Balıkçı.
Birkaç saat içinde okumuş olsam da hikayeden pek çok kez sıkıldım. belki tüm hikayenin bir balık peşinde yaşlı adamın mücadelesi olmasından.
Bu arada anlamadığım balıkçının yarısı giden balığı neden sonra tekneye almadığı...

31.01.2018


"Huzur"u okurken "Gazap Üzümleri"ni görüp kaptım kardeşimin elinden. İki güne kadar bitimem gerekiyor.

Çiftçi ailenin topraklarından evlerinden olup, daha iyi bir yaşam umuduyla çıktıkları yolculuk, kodamanların kirli oyunları nedeniyle evlerini, yurtlarını kaybedim bilinmeze yola çıkan insanları düşündürüyor bana.
İnsanoğlu, sığamıyoruz şu koca dünyaya...


Ahmet Hamdi Tanpınar の『心(こころ)の平安(へいあん)』を(よ)んでいる(あいだ)John Steinbeck『怒(いか)りの葡萄(ぶどう)』を (よ)みはじめた
兄弟( きょうだい)にそれを返(かえ)すので、2日(にち)でそれ読み終(お)わらなければならない。

25.01.2018

Ak Zambaklar Ülkesinde Finlandiya


Babamın kitaplığından bir kitapla araya giriyorum yine listemde:
 
"Uzun yıllar boyunca Finlandiya'da kalmış ve orada yaşamış olan Grigoriy Petrov; kitabında, kendine özgü sanatlı üslûbu ve anlatımı ile Finlandiya'nın bugünkü düzeye nasıl ve hangi yollardan geçerek ulaştığını anlatıyor. Fin ulusu; önceleri ne imiş, nerelerdeymiş.. Daha sonra neler olmuş.. Hangi düzeye, nasıl erişmiş.. Gelişmekte olan Fin ulusu ; Okul, Devlet Yönetimi, Bürokrasi, Kışla ve Kilise gibi kuruluşların ve benzerleri 'sosyal faktörlerin' ne gibi ve ne oranda etkileri olduğunu anlatıp açıklıyor. Finlandiya'da bu faktörlerin, biri birlerine oranla nasıl bir bağlantı içinde ve nasıl bir düzen halinde bulunduklarını ve daha önemlisi; kişilerin ve kişiliklerin hangi koşullar altında, Fin Ulusu'nun ilerlemesine, gelişmesine ve bir 'kahraman Ulus' olmasına nasıl yardım ettiklerini ve daha neler ve neler yaptıklarını anlatıyor.Grigoriy Petrov; bu kitabını, sanki bizim de politiko-sosyal ve ekonomik koşullarımızı dikkate alarak yazmıştır. Onun bu tutumu, bizim için; kitabın değerini bir kat daha artırmıştır."

Dürüst, saygılı, çalışkan, temiz, düzenli, tertipli, ahlaklı... hepimizin istediği bir toplum yaşamı ama ne yazık ki olmayan ve bu konuda karamsar olduğum için olamayacak bir toplum. 
Finlandiya'nın o zamanki durumu hakkında fazla bir şey kitaptan almış değilim ve şu anki durumları hakkında da pek bilgim yok. Kitap daha çok Finlandiya'yı değiştirmek isteyen bir kaç kişinin vaazları öğütleri ve hikayeleri ile dolu. Burada insanların vaazlarla değişeceğini hiç sanmıyorum. Arada bazı insanlar var, ülkemiz için, insanlar için çalışmaya çalışıyorlar, Dürüstler, çalışkanlar ama ne yazık ki bencil, kendi çıkarları için çalışan ve daha fazla gücü elinde tutan diğer insanlar tarafından eziliyorlar. Yolsuzlukları görüyorsun, adaletsizlikleri. Ve "nasıl" diyorsun "bunu yapabiliyorlar". 
Toplumu değiştirmede önce eğitimli insanlara sesleniyor değişimi amaçlayan insanlar. İş adamlarına, öğretmenlere, doktorlara, din adamlarına.Değişime önce kendilerinden başlayıp örnek birer vatandaş ve ebeveyn olmayı öneriyor. Çocukları ve gençleri yetiştirmelerini.
Kitaptaki vaaz kısımlarını bazen fazla uzun, biraz da misyoner buldum. Ara sıra da ırkçı, İslam, Türk karşıtlığı var. Ama o vaazlarda hitap edilen bozuk Finlandiya halkının nasıl değiştiği ve ülkede nasıl değişiklikler olduğu konusunda kitap beni fazla tatmin etmedi.

16.01.2018

L&M Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk

 
Einstein'ın Son Sırrı
Foucault Sarkacı
Da Vinci Şifresi
Shakespeare Sırrı
Jane Austen Hayatımı Mahvetti
Kutsal Kefen...

ünlü bir yapıt, eşya ya da kişi üzerinden kurgulanan bir sırra ulaşan kişilerin sırrı çözmek ve sırrın peşindekilere av olmamak için verdikleri maceralar. Tüm bu kitaplardan farklı olarak "Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk" hikayeyi kişilerin değil herkesin peşinde olduğu, Fuzuli'nin kendisine emanet edilen sırrı işlediği "Leya ile Mecnun" mesnevisi kitaptan dinliyoruz. Kitap bir çok tarihi karakteri kapsarken, yüzyıllar boyunca dünyadaki değişimi de özetliyor.
Image result for babil'de ölüm istanbul'da aşk

La ultima respuesta,
foucault's pendulum,
The Da Vinci Code
The Shakspeare Secret,
Jane Austen Ruined My Life
The Brotherhood of the Holy Shroud

All are written inspired some historical events, famous people or their works.
Unlike them “Death in Babylon Love in Istanbul (Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk)” by İskener Pala tells the story through the books mouth that carries the secret of Babylon to us.
Fużūlī (1494 – 1556),  poet, writer and thinker, trusted the secret of Babylon from a librarian in Bagdad. He buries the secret to mesnevi “Dâstân-ı Leylî vü Mecnun” (a mesnevî which takes as its subject the classical Middle Eastern love story of Layla and Majnun). We follow the journay of the book from hands to hands of Babylon Organization members, treasure hunters, and people who the book ends with by chance and has no idea about the secrets it helds. Among all the adventures we also listen the love from the book that calls himself Qais (Majnun) and yearning for his Layla.




7.01.2018

İlk okuma listemde bekleyen kitaplardan biri değildi ama elime geçince 2 gün içinde bitirerek 2018'in ilk okuduğum kitabı oldu: Haritalar ve Topraklar, Michel Houellebecq. Kitabı bitimek için acele ettiğimden kitap içinde geçen sanatçılar hakkında araştırma yapma şansım olmadı. 
Haritaların resmini çekerek nasıl ilgi çekip sergi açıldığını ve hatta bu fotoğrafları sattıklarına anlam veremedim açıkcası. Sonuçta bu mesela bir ressamın çzimlerinin fotoğraflarını çekip sergi açmak gibi. 
Ve batılı yazarlara mı has bilmiyorum. Kullanılan herşeyi markaları ile vermek, arabalardan, ev eşyalarına, hatta kağıt-kaleme kadar. Bu bana kitapların edebiyatını alıp metalaştırıyor gibi geliyor.

"Yakın Dönem Türk Politik Tarihi"nden sonra Türkiye'nin Yakın Politik Tarihi" farklı ek bilgiler yanında bir özet gibiydi.

Ülkemizin, bazılarının kişisel saplantıları, çıkarları, bazı zümrelerin arzuları, çıkarlar ve sitekeri ile, Avrupa ve Amerika gibi ülkelerin ülkemiz üzerinde sahip olmak istedikleri üstünlük nedeniyle ne kar çok şey kaybettiğini görmek çok acı. Avrupa'nın pazarı olma özelliğini kaybetmemesi için ve Orta Doğu'da ses sahibi olacak güçlü bir yönetim olmaması için üretim, insan gücü, teknolojik bilimsel alanlarda yaşadığımız onca kayıp. Tahrip edilen tarih ve doğa, çıkmaza girmiş eğitim sistemi. Her yıl değişen bir eğitim sistemi ile ne yapılmaya çalışılıyor. Benim zamanımda başlayan değişimler  üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala bir sisteme oturtulamadı... Dışarının baskısı ile zayıflayan tarımsal üretim ve tarımda dışarıya bağımlı hale gelmek çok acı. Avrupa'dan şeker alacak olmamız kadar saçma daha ne olabilir. Ve bazıları zengin olsun diye hayvancılık konusunda araziye ve imkanlara sahip bir ülkenin dışarından et alamaya zorlanması. Halk tepkisini koymadıktan sonra neye yarar ki otorup alınan kararları tartışmak.


1.01.2018

it is worrysome what is happening in Iran. I hope it won't end like Syria and Iraq or other Arab countries which were all put into chaos in the name of Arab Spring.
Israel and America is going on with their plan to creat a war in the Middle East by taking down any country on their way by putting them in chaos. Or finding a reason to get into these countries to destroy them in the name of bringing peace there.
I believe the thing about Jerusalem was brought to create themselves to a reason to attack Palestine because of their protests. So they can show themselves right aganist the world.
If only America and Europe countries take their dirty hands of Middle East then there will be peace here.

Ocak Ayı Okuma Planı

- Türkiye'nin Yakın Tarihi, İlber Ortaylı
- Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar
- İstanbul'da Aşk, İskendar Pala
- Anna Karenina 1 2 3 4, Tolstoy

Anna Karenina'nın dört cildini birden bu ay bitimek kolay olmayacak. Ama en azından Ocak ayı içinde en az bu dört kitabı okumayı planlıyorum.

28.12.2017

Meleğin Çürüyüşü ile Bereket Denizi serisini tamamlamış oldum. Anlamsız bir sonla bitiş. Kitapların tanıtımları ile içerikleri tutmuyor. Kitapla ilgili yazılanlara kanıp aldığım bir seri. Yazarın ne anlatmaya çalıştığını ya da bu kitabın Japon edebiyatına nasıl bir katkısı olduğunu bilmiyorum ama bana hiç birşey ifade etmedi.

Son 3 gün, bu yıl okuma listemi 30'a tamamlamak için 3 günde son bir kitap daha okumalıyım.

31.10.2017

SUPER JUNIOR 슈퍼주니어 '비처럼 가지마요 (One More Chance)' MV

Super Junior is going to release a new album next week. They pre-released the song of Donghae yesterday. I liked it. It is really them with their good singing, nice vocals and nice music.

one more chance aka "don't leave like rain"


28.10.2017

Ayla

I'd like to watch the movie but probably I won't go to the cinema to watch it.

"In 1950, amidst the ravages of the Korean War, Sergeant Süleyman stumbles upon a a half-frozen little girl, with no parents and no help in sight. Frantic, scared and on the verge of death, this little girl captures the heart of Süleyman, who risks his own life to save her, smuggling her into his Army base and out of harms way. Not knowing her name and unable to communicate with her, Süleyman names her Ayla, in reminiscence of the moon on the fateful night during which they met. The two form an instantaneous and inseparable bond, and Ayla, almost effortlessly, brings an uncanny joy to the Turkish brigade in the grip of war. As the war comes to a close however, Süleyman's brigade is told that they will be returning home. Süleyman cannot bear abandoning Ayla, and does everything within his power to take her with him. After repeated failure, he is forced to give Ayla to an orphanage, but doesn't give up on the hope of one day reuniting with her. Will the two ever get back together?"




27.10.2017

Emre Aydın - Beni Vurup Yerde Bırakma

Eyeshield 21

I began to watch anime series of Eyeshield 21 after getting bored of rewatching Haikyuu, Kuroko no Basket, and Diamond no Ace. I have no interest in American football and the anime is like usual sport animes. We get one character who has the talent in a way but has no idea about the sport or weak in that area. In this one the team is not that "good but not good enough" or "have never been good" kind of thing. There isn't even a proper team from the beginning. With only two real members and the rest are make up players the American football club gets real members and fight for the tournament. Again as usual we lose the first one but there is still the next one which they can get stronger and win it. Let's see if they will.


It's fun I already watched 20 episodes in 2 days but what i didn't like here  is that guns coming out of nowhere and the strange characters and teams. One, Rui Habashira, is like a snake? frog? reminded me the character from Yowamushi Pedal, Midousuji Akira. How can you even talk with your tongue out??!



Let's no forget Kuroko Tetsuya kind of character there either. He wasn't so much active till now but I wonder if it will have more screen time later: Tetsuo Ishimaru.




18.09.2017

"Heso Matsuri" vs "Aşuk ile Maşuk"

While watching tv I came across with Heso Matsuri Japanese Navel Festival.


 wait. what? isn't this Aşuk & Maşuk folk dance figures?
(Aşuk: the one who loves Maşuk: the one who is loved)


Aşuk & Maşuk, is a play performed by two male dancers about relationship between a man and woman. In this dance which approaches to love theme with humorous facts, the man is called  Aşuk - the one in love- and female is called Maşuk - the loved one.
In Aşuk & Maşuk the love form is worldly and taken from classical Ottoman poetry. In this popetry the love is one sided. Aşuk, the one who loves, is always suffers. the love is unrequited. Maşuk charms with her beauty but with her being indifferent and disloyality hurts her lover.
The dancers put their arms over their heads. The head is covered. A face is drawn over the body. Arms are put at the sides of the hips and they dress under their waist.During the dance Aşuk
courts Maşuk and Maşuk acts coyly. At the end two lovers come together and do folk dances with each other.

Heso Matsuri festival of Hokkaido began in 1969 in order to unify and energize Furano's people, who are spread over a large area. Inspired by Furano's location in the very middle of Hokkaido, the festival organizers came up with the idea of a dance featuring the bellybutton. Humor is a key reason for the festival's success. Dancers make their "heso" (bellybutton) into a face, using paint, special costumes, and props. There are many innovative variations to the simple, energetic Heso Odori (Bellybutton Dance).
 

the story of Aşuk & Maşuk:
Âşuk & Maşuk love each other a lot but cannot tell. One day Aşuk goes to house of Maşuk. He knocks the door and someone asks:
- Who is it?
- It's ME!
- Go away!
Aşuk is confused. He can't believe it and leaves upset. He wonders around feeling like dieying from his love to Maşuk. He can't stand it anymore and goes to her again:
- Who is it?
- It's ME!
- Go away!

Aşuk is crazy he cannot understand why she is like that. He wonders around wearing thin with his love but cannot find the reason. After days and months and years he goes back to her house again.
- Who is it?
- I'm YOU!
Maşuk calls from inside
- Come in then!
LOVE is to be able to say I'm YOU.

10.09.2017

Kitap


Otuzunda Kadın
"Julie, Otuzunda Kadın'ın bütün buhranlı ruh halleriyle canlı bir timsali olarak, gözlerimizin önünde yaşarken, onun hayat hikayesinin çeşitli maceralarının meraklı olaylarıyla izliyoruz. Bu hayat oyununda rol alan erkekler de, olayların değişik sahnelerinde, ayrı ayrı portreler halinde, gene sanatçının güçlü kalemiyle canlanıyor. Bu arada Balzac pek az romanında görülen facialara da bu eserinde yer vermiş bunların yarattığı acı duyguları yüceliğe varan bir sanatla işlemiştir."
"Bu roman "Balzac'ın dehasını en iyi belirten eserlerinden biri" olarak kabul edilir." deniyor ama bana göre okuması vakit kaybı bir kitap oldu. Hem konudaki özellikle sürekli kadınlar üzerine yazarın büyük bir hevesle yazdıkları yanında farklı zamanlara atlayan konuyu takip etmesi de biraz zor oldu. Kitabın basımındaki bir çok yazım hatası da tuz biber etkisi verdi.

Eşekarısı Fabrikası
"Blyth'ı öldürdükten iki yıl sonra küçük kardeşim Paul'ü öldürdüm, ama Blyth'ın ölümü ile karşılaştırınca daha mühim, daha farklı sebeplerim vardı. Bir yıl sonra da birdenbire gelen bir istekle aynı şeyi Esmerelda için yaptım.
Şu ana kadarki skorum, üç. Yıllardır kimseyi öldürmedim, böyle bir niyetim de yok. Öyle bir dönem geldi ve geçti."
Sadece 16 yaşında olan Frank'in olağanüstü özel, aykırı dünyasına - kaldırabilecekseniz eğer - adım atın.  


Ablamın sana göre bir kitap var elimde diyerek okumam için verdi. Aileme göre ben cinayet işlemeye meyilli bir psikopatım sanırım :) Akıcı. Merak uyandıran olaylar farklı sıralarda verildiği için meraktan sonuna kadar okunuyor. Ve beklenmedik bir son





Kurtlar İmparatorluğu
"Seri cinayetlere, uyuşturucu kaçakçılığı, Strasbourg-Saint-Denis'deki küçük Türkiye, Fransız polisindeki iç hesaplaşmalar, tıbbın karanlık amaçları alet edilmesi.
Paris'i kana boyayan Türk mafyası. Kızıl Nehirler'in, Taş Meclisi'nin ve Leyleklerin Uçuşu'nun yazarı Grange'den yine çarpıcı, yine soluk soluğa bir roman."


Kitap ile ilgili açıklamaları ve arka kapağı okumadan başladığım için konunun türklerle ilgili olmasına şaşırmıştım.  Jean-Christophe Grangé kitaplarında her zaman olduğu gibi sonlarda hiç beklenmedik bir şekilde gelişen ve sonlanan olaylar.